Bu yaz gündemimiz şike doluydu. Önce futbolda şike il başladı her şey. Aklımız karıştı. İnsanlar sevdiği, gönül verdiği, başarısından mutlu olduğu takımların aslında bu başarıyı tam olarak hak etmediklerini öğrendi. Her gün yeni şeyler duyduk yeni şeyler öğrendik bu konuda. Şaşırdık biraz da.
Şike gündemimize o kadar yerleşti ki, her şeyde, her konuda kullanır olduk bu kelimeyi. Öyle bir zaman geldi ki Ramazan ayında oruçta şike olur mu olmaz mı tartışmaları çıktı karşımıza. “Tok tutan ilaçları kullanırsak orucumuz kabul olur mu?” soruları ile başlayan oruçta şike haberleri doldurdu ana haber bültenlerini.
Sonra Afrika. Açlık. Yoksulluk, yoksunluk. Bütün bu acıların, yoksunluk ve yoksulluğun içinde yine de gülmeyi unutmayan kara kıtanın kara insanları doldurdu gündemimizi. Günlerce onlarla yatıp onlarla kalktık. İnsanlığımızdan utandık. İnsanlığımızı hatırladık. İnsanlığımızın gereğini yerine getirmeye çalıştık milletçe.
Çok karışıktı gündem, çok kalabalıktı. Böylece geçti günler. Ama bütün bun karışıklığın içinde insanın kendi yaşadığı gündem, kendi dünyası bambaşka oluyor aslında. Dünyada, ülkede olan şeylerin dışında kendi dünyasında olanlarla karşı karşıya kalınca insan diğerleri ona uzak ve yabancı kalıyor. Yaşarken, her şey yolundayken fark etmiyoruz. Ama başka insanların başına geldiğini duyduğumuz, bizim başımıza geleceğini hiç tahmin etmediğimiz şeyler yaşayınca gündem bambaşka oluyor.
Kayıplar…. Yaşamasaydım dediğimiz ama yaşamak zorunda olduklarımız. Değiştirmek istediğimiz ama değiştiremediklerimiz. Öyle şeyler yaşıyor ki insan bazen, süregelen alışkanlıklarını, her gün yaptıklarını birdenbire bırakmak zorunda kalıyor. Hayatın gündeminden kopup kendine dönüyor. Hayatın içinde yaşanan o çalkantıların hepsi çok uzak kalıyor ona. Çünkü kendi gündemi her şeyin önüne geçiyor. Kendine dönüyor.
Gündemdeki olaylarda şike konuşulurken, hayata şike yapamıyor insan. Ne yaparsa yapsın yazgısında olanın dışında olanı yaşayamıyor. Oysa her şey yolundayken, hayat bütün sıradanlığıyla akıp giderken hiç farkında olmuyoruz. Seyrediyoruz sadece. Başkalarının yaşadıklarını duyuyor, görüyoruz. Bazen yüreğimizde hissediyoruz. Ama sanki biz yaşamazmışız gibi geliyor. Sonra birden... Hayata şike yapamıyor insan.
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!