22 Mayıs 2012 Salı

Ruhu Olan Bedenler Değil, Bedeni Olan Ruhlar Olduğumuzu Unutmamalıyız!

17 Kasım 2011, 13:21
Ruhu Olan Bedenler Değil, Bedeni Olan Ruhlar Olduğumuzu Unutmamalıyız!
Fatoş Papuççu TUNCAY

Sütte yağ miktarı çok yüksek oluyor, kollesterol yuvası...

Et yememekde fayda var, hele hele kırmızı et aman haa...
Peki ya tavuk? Yok yok o da olmaz. Şu sunni yemle besleniyor hepsi...
Ya meyve? Sakkoroz yuvası!... Ne de olsa o da şeker canım...
Üç beyazdan da kaçınmakta fayda var değil mi? “Un, yağ şeker mahşerin üç atlısının ta kendisi”

En iyis mi, biz sebze yiyerek beslenelim...
Yok yok, o nasıl söz öyle. Hiç olur mu? Onlar da hormonlu. Kimyasal gübre ve bir dolu tarım ilacının atıklarnı içlerine işlediği o şeylere, sebze mi denir Allaha aşkına?

Ekmek... Hiç hijyenik değil, hem beyaz un...aman haaa....
Ya o el değmeden hazırlanan esmer ekmekler? Ama onlarda da katkı maddeleri var....
Hem ya bozulmayı önleyici koruyucu maddelere ne demeli?...

En iyisi mi besin yerine geçecek şu sentetik haplardan almalı. Renkli kokulu, boyalı hem her türlü besin maddesinin dengeli biçimde, gerekli yüzdelerle ihtiva edildiği hapların saklanması da kolay değil mi? Bir kutu hap ev de pişirilmiş ekmek arası :)

"Ne olacak bu halimiz? " yazısı yazmak için klavyemin başına geçmiş değildim ancak, akış beni bu noktaya getirdi. Ben de vardır bir sebeplenecek diyerek, devam ettim...

Hayatı kendi ellerimizle sentetikleştirip sonrasında da "nerede o eski günler, biz çocukluğumuzda bahçelerde ağaç tepelerinde gezerdik..." demenin de manası da yok hani? Gerçekden de “ başka seçeneğimiz yok” diyenlerden olmak zorunda mıyız acaba? Bu olan biteni ellerimizle oluşturmadık mı bizler!

Hadi dürüst olun, bu güne kadar binbir türlü kuruntuyla, hijenik olmadığından yemediğiniz onca sıcak sokak simidinin kokusu burnunuzda, tadı damağınızda kalmadımı ?
Sağlıklı kalmak ve, bu hayatta bize verilen bedenlerimize mümkün olduğunca saygı göstererek yaşamak, bu emaneti gereğince muhafaza edebilmek gerektiğine yürekten inananlardanım. Ve buna ciddi anlama da gayret ederim. Fakat hepsi buraya kadar...çünkü, sağlıklı bir bedenin, sağlıklı bir zihin ve sağlıklı bir ruhla tamamlanmadıkça; sadece sağlıklı bir görüntüden ibaret olacağını biliyorum.

Ve bilirim ki, bedenlerimiz bizlere burada ki görevlerimizde hizmet etmek için kullandığımız araçlardan biridir, bir elbisedir o. 

Ve bildiğim bir şey daha var ki, o da bizim; " ruhu olan bedenler değil, bedeni olan ruhlar olduğumuz"

Sağlıklı kalmak bin dereden su getirirken, onca evham sonucu kendinizi soktuğunuz stersin, dönüp dolaşıp tekrar sizi  hastalık olarak bulacağını da göz ardı etmemek gerektiği düşüncesindeyim.

Hijene dikkat etmek, mümkün olduğunca yediğimiz besinlerde mevsiminde tüketilen meyve ve sebzeyi seçerek hormonlu gıdadan bu yolla uzak durmak, vücudumuzun günlük gıda ihtiyacını karşılayacak dengeli bir beslenme şeklini seçmek...evet bunlara dikkat etmeliyiz fakat, sağlığın sadece yediklerimizle değil düşüncelerimizle de doğru orantılı değişim gösterebileceğini de unutmamalıyız.. Düşüncelerimizin bizi dinç ve ayakta tutan en önemli güç olduğunu bilmeliyiz...Morali bozuk kişinin bağışıklık sisitemini çözkerterek kendini kolaylıkla hastalıklara dirençsiz hale düşürüp, her türlü rahatsızlığı da yaşatabileceğini dikkate almalıyız..

Şimdi moda olduğu üzere; "sıfır beden" olma gayretine düşümüş onca kilşinin bir dolu obsesif  fikirle kirlenen zihinleriyle yedikleri her bir lokmada, vizcdan azabınında yanına promosyon olarak katmasının hiç de sağlıklı olduğu düşüncesinde değilim. Ve bu ruh halinin hiç bir olumlu amaca hizmet edemeyeceği düşüncesindeyim. Bu na yapılan dietin sürdürülerek sağlıklı ve zayıf kalına bilmesi dahil üstelik...Çünkü katı dietlerin uzaması durumunda oluşan bir çok sorunun yanı sıra, zihin bir süre sonra" kıtlık programına" girmekte. Madem yiyecek yok elimdeki ni tutmalıyım diyen zihin, mevcut yağ stoğunu korumak ve gelen gıdaları zor günler için saklamak üzerine çalışmaya başlıyor.

Tüm bunları bir eğitimci ve sağlıklı yaşam koçu olarak sizlerle paylaşmak istedim çünkü; sorgusuz sualsiz, adeta hipnoz altındaymışcasına kendi bilinci ve tercihlerinden çok, günün popüler öğretileri ve reklamalarının tesiriyle kendimizi “sadece bedenlerimizden ibaret” sanarak yaşamaya başlamış olan büyük bir kitlenin( özellikle genç nüfustan) mevcudiyeti söz konusu. O halde, burada bir şeylerin yolunda gitmediğini de farkında olmak gerekli. Ve bunu takiben , bu ”hal ve gidiş hata biraz sağduyu getirmek gerektiğini düşüşüncesindeyim.

Sonuçta, “Bedenlerimiz bize değil, biz bedenimize hizmet eder hale geldiysek” dönüp bir akılcıl davranmak gerektiğini düşünüyorum. Her türlü çevresel bilgi yağmurunun altında durup sebeplenmeye çalışmak yerine; doğru kaynaktan gelen, ytarafsız, bilimsel yanı kesin, doğruluğu, faydası ispat edilmiş bilgiyi ayırt edip, seçerek almamız gerektiğini düşünüyorum. 

Bunun için de zihinlerimize yüklenmekte olan parazit yayınları fark etmek, bilinç altlarımızda çalışan solucan programları tespit etmek, özgür seçimlerimizle değil de modanın manipülasyonu ve reklamların etkisiyle oluşturulan öğretileri gözden geçirmek ve bu anlamada hayatlarımızda köklü bir bahar temizliğine gitmenin vaktidir diyorum...

Sevgi ve ışıkla kalın...

 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Zorunlu eğitim 4+4+4 olmalı mı?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    KARİKATÜR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV

    SEÇME GALERİLER
    Dünyanın En Merak Edilen Soru Yanıtları 2012'de En Çok Aranacak Meslekler
    Şimdi Zeka Türünü Öğren Padişahların Görülmemiş Fotoğrafları
    2011 LYS-2 Fen Bilimleri Soru Cevapları 2011 LYS-3 Edebiyat-Coğ.1 Soru Cevapları
    2011-LYS-4 Sosyal Bil. Soru Cevaplar Çalışanlara 10 Adımda Terfi Önerileri!

    SEÇME GALERİLER
    2011-LYS-1 Matematik Soru-Cevapları 2011-LYS-1 Geometri Soru ve Cevapları
    2011-LYS-4 Sosyal Bil. Soru-Cevaplar 2011 LYS-5 İng. Alm-Frns. Soru-Cevap
    İyi Bir CV Nasıl Yazılır? İnternetin Sihirli 150 Adresi
    Gülmekten Kopartan Diyaloglar Bu 15 Bitkiyi Sofranızdan Eksik Etmeyin!

    SEÇME GALERİLER
    Şeklini Seç, Kişiliğini Analiz Et Geleceğin Gözde Meslekleri
    Yeni Üniversite Sistemi (YGS-LYS) Kağıttan Şaşırtan Şaheserler
    Beyni Geliştiren Besinler Tıp Fakülteleri YGS ve LYS Net Dağılımları
    En Çok Kazandıran Meslekler Çocuklar İçin En Tehlikeli 30 Yiyecek

    SEÇME GALERİLER
    Zekayı Dehaya Dönüştüren 7 Yöntem Sizin Fobiniz Hangisi? İşte Korkularımız!
    81 İlin En Meşhur Yemekleri Erkekleri Çıldırtan Kadın Davranışları
    Beyin Nasıl Geliştirilir? Hangi Organı Hangi Egzersiz Genç Tutar?
    İşte İnsan Beyninin Sırları? 9. Türkçe Olimpiyatları Şarkı Finali

    SEÇME VİDEOLAR
    Müthiş Bir Başarı Öyküsü Cep Telefonu Kanser Yapabilir
    Tıklama Rekorları Kıran Kız... ABD'li Öğrenciden Ah Şu Eller Türkü
    Dünya Sevgi Dili Türkçeyi Konuşuyor Arnavut Öğr. 'Kaldırımlar' Şiiri
    Türkçe Olmp. Şiir Finali Birincisi Türkçe Olimpiyatları Şiir Finali


    SEKTÖRÜNDE ÖNEMLİ FİRMALAR

    2011 LYS SORU VE CEVAPLARI
    2011 LYS-1 Matematik Soru-Cevap 2011 LYS-1 Geometri Soru ve Cevapları
    2011 LYS-2 Fen Bilimleri Soru-Cevap 2011 LYS-3 Edebiyat-Coğ1 Soru-Cevap
    2011 LYS-4 Sosyal Bilimler Soru-Cevap 2011 LYS-5 Yabancı Dil Soru-Cevap
    2011 Üniversitelerin Başarı Sıraları YGS-LYS Tercih Sunusu


    Eğitim Haberim Google+ (Google Plus) Sayfası Açıldı.


    Rehber Öğretmenlere Özel Google+ Sayfasına Katıl!