Sevgililer günü yaklaşırken öncelikle kendini sevmenin ne demek olduğunu bilmeyenlere, kendini sevmeyenlere ithaf etmek istiyorum bu yazımı.
Psikolog Susanna McMahon’un “
Terapistim Yanımda” adlı kitabının, kendini sevme yolculuğunda bir çok insana ışık olacağını düşünüyorum.
Öncelikle Bu güzel kitabı okumanızı öneririm.
Şimdi bu olağanüstü kitaptan bazı bölümlerle sizi baş başa bırakmak istiyorum :
Kendinize, bir başkasına “âşık olduğunuz” tarzda âşık olursunuz.
Önce kendinizi fark eder ve yaptığınız ufak tefek şeylere- söylediklerinize ve söyleyiş tarzınıza, hareketlerinize, gülüşünüze, sevdiklerinize, sevmediklerinize, vs…-dikkat edersiniz.
Kendinizi, ilgi duyduğunuz birisini kabul ettiğiniz tarzda kabul edersiniz. Hatalarınızı affeder ve başarılarınız için kendinizi takdir edersiniz.
Kendinize iyi davranır, bazı şeyler kötü giderken, kendinizi desteklersiniz.
Başarıları dikkate alır ve övgü yağdırırsınız. Sevdiğinize yaptığınız komplimanları ve söylediğiniz sözleri aynen kendinize söylersiniz.
İhtiyacınız olunca, kendinize zaman ayırır, kırılınca şefkatli davranırsınız.
Kendinize aynada güler ve “seni seviyorum” dersiniz. Önceleri aptalca veya uygunsuz gelebilir, ama yine de yapın. Bir başkasına ilk kez aşkınızı ilan ettiğinizi hatırlıyor musunuz? Ne kadar huzursuzdunuz ve reddedilmek ve bağlanmaktan ne kadar çok korkuyordunuz? İlk kez aynaya bakıp, kendinize “Seni seviyorum” derken, genellikle aynı duygular yaşanır.
Basittir, ama kolay değildir. Deneyin ve ne olursa olsun kabullenin.
Bir ilişkide olduğu gibi inanmak biraz zaman alır. Ama sıkça söylerseniz, sonunda inanırsınız ve bu sizin gerçekliğiniz haline gelir.
Bir başkasına sadece söylemek yeterli olmadığı gibi, kendinize de sadece söylemek yeterli değildir. Kendinize sevgiyle davranmalı ve bunu tutarlı bir şekilde ve sık yapmalısınız. Kendinizi sevdiğinizi kendinize hissettirmelisiniz.
Başkasına onu sevdiğinizi söyler, sonra da onu ihmal edip, azarlayıp, kötü davranırsanız, gerçekten sevdiğinize inanmayacağı gibi (sağlıklı hiç kimse bu şartlar altında sevildiğine inanmaz), davranışlarınız sözlerinizi desteklemezse, siz de kendinizi sevdiğinize inanmazsınız.
Bu sözleri duyma gereksiniminiz olduğu için kendinize “Seni seviyorum” demeniz önemlidir, ama genelde kendinize sevgiyle davranmanız da aynı derecede önemlidir.(Her zaman değil genellikle, çünkü kusursuz değiliz ve bazen unuturuz)
Aynaya bakıp, “Seni seviyorum” demek ve kendine sevgiyle davranmak görevi çoğu insanı hayal kırıklığına uğratıyor çünkü sevildiklerini ve sevgi dolu olduklarını hissetmiyorlar.
Bu sizin başınıza da gelirse, normal olduğunu bilin. Denemeye devam edin. Sevgi duygusu sevecen davranışları takiben oluşacaktır Bir gün aynaya bakıp, sevildiğinizi hissedeceksiniz.
Kendini sevmek bir eylemdir ve yeterince sevince sevildiğinizi hissedeceksiniz. Duygu değil, davranışlar sizin kontrolünüzdedir.
Kendinizle, bir başkasıyla ilgilendiğiniz gibi ilgilenebilirsiniz. Önce kendinize ne istediğinizi sorun. Bilmiyorsanız, kendinize gereksinimlerinizi sorun, Cevap gerçekçi ve olanak dâhilindeyse bunu kendinize verin. Eğer cevap ne gerçekçi ne de olası ise, onun yerine geçecek bir başka şey bulun ve bunu kendinize verin.
Hatırlayın, çocukken olanaksız bir şey istediğiniz zaman, onun yerine verilen başka bir şey sizi nasıl hemen tatmin ediyordu? Sadece hiçbir şey verilmeyince, kendinizi kandırılmış ve sevgisiz hissediyordunuz. Cömert olun ve kendinize sevgi verin. Kendinizi seviyormuş gibi davranın, yakında seversiniz.
Her birimiz istisnasız, kendimizi sevmek ve gerçek mutluluğu bulma ve yaşamımızın amacını keşfetme gücüne sahibiz.
Bugünü ve yarını daha anlamlı yaşayabilmemiz ve hayatta olmanın keyfini daha derinden hissedebilmemiz için, kendimizi yürekten sevelim.
Saygılarımla,
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!