23 Mayıs 2012 Çarşamba

Televizyondaki Şiddet ve Müstehcenliğin Aile ve Çocuk Üzerindeki Etkisi

18 Ocak 2012, 22:12
Televizyondaki Şiddet ve Müstehcenliğin Aile ve Çocuk Üzerindeki Etkisi
Neslihan Horzum OFLAZ | Uz. Psk. Dan.

Aile toplumun çekirdeğini oluşturan kuvvetli bir birimdir. Bir insan için toplumsal hayat ne kadar önemli ise toplumun çekirdeğini oluşturan aile de o kadar önemlidir. Aile kurumu toplumlarda kültürel kimliğin, insani değerlerin koruyucusu ve nesilden nesile aktarıcısıdır. Bu kadar önemli olan bir kurumun güçlendirilmesi, korunması da ayrı bir önem taşımaktadır.

Televizyon yayınları büyük ölçüde şiddet, müstehcenlik, korku ve çocuk istismarı içermektedir. Bu nedenle toplumda milli manevi değerler sarsılmakta örf ve adetler unutulmakta, genel ahlak yapısı bozulmaktadır. Hepimizin bildiği gibi Radyo ve Televizyon Üst Kurulu aile yapımıza ve çocuklarımıza zarar veren yayınları cezalandırarak önlemeye çalışmaktadır. Fakat burada en önemli görev televizyon kuruluşlarının bizzat kendilerine düşmektedir. Toplumun temelini oluşturan aileyi her yönden geliştirecek ve yetiştirecek televizyon kuruluşları kendi kendilerini denetleyerek topluma en faydalı olacak yayını yapmaya gayret göstermelidirler. Çünkü söz edilen aile, hepimizin ailesi, söz edilen çocuklar da hepimizin çocuklarıdır.

Halkın sözcülüğünü yapma, halkın dileklerini ve arzularını ve dünyanın herhangi bir yerinde olan olayları bize aktarma konusunda televizyon kuruluşları çok büyük gayretler içindedir. Bilindiği gibi medyanın bu olumlu özelliğini yadsımamız, görmezden gelmemiz mümkün değildir. Fakat süreç ilerledikçe yaşanılan, duyulan, görülen tüm karelerin olumlu ya da olumsuz etkisini toplum içindeki bireylerin tepkilerinden anlayabilmekteyiz.

Televizyondaki şiddet ve müstehcenlik daha çok çocukları ve gençleri etkilemektedir. Çocukların ve gençlerin belleklerinde doğruluğu ya da yanlışlığı ayırt edebilecek bir seçicilik henüz gelişmemiştir. Bilindiği üzere çocuklar taklitle öğrenirler, öykülenirler. Televizyondaki kahramanlarla özdeşim kurarlar ve bu durumun farkında da olmazlar. İşte bu genç dimağlar çözümün bir parçası olmak yerine problemlerin kahramanları haline gelmektedirler. Yapılan araştırmalar çocuklarımızın günde ortalama 4 veya 5 saat televizyon başında zaman geçirdiklerini söylüyor. Bu 4-5 saatlik süreçte ortalama 40-45 şiddet sahnesi ile karşı karşıya geliyorlar. Karşılaşılan şiddet sahneleri çok çeşitli tecavüz sahnelerinden adam öldürmeye kadar gitmektedir. Yine yapılan araştırmalara göre haftalık kanallarda 400-500 dizi gösterime girmektedir. Bu dizilerin 200den fazlası şiddet içeriklidir. Evet; sizlere sormak istiyorum değerli okuyucular çocuklar ve gençler bu dizileri, bu filmleri izledikten sonra neler yapıyor ve bu iki kitlenin davranışları ne şekilde değişiklik gösteriyor?

Evet, hepinizin bu soru karşısında derin düşünceler içinde olduğunuzu görür gibiyim. Hepimiz izlediklerimizin farkındayız aslında. Filmlerdeki saldırgan kahramanların hep haklı olduğu ve öldürdükçe yüceldiği teması bizlere veriliyor. İnsanlar ancak saldırgan davranışlar gösterdikçe sorunu çözebiliyorlar ve bu davranışlar normalmiş gibi bize sunuluyor. Ve bizler de farkında olarak ya da olmayarak saldırganlıkla ve şiddetle yaşamayı öğreniyoruz. Sorun çözmede bu davranışların gerekliliğini ortaya koyuyor ve kendimizden sonra gelen nesillere bu davranış biçimlerini aktarıyoruz.

Çocukların nasıl etkilendiklerini gösterebilmek için bana aktarılan örneklerden bazılarını sizinle paylaşmak istiyorum. 10 yaşındaki bir kız çocuğu akşamüstü evde yalnız başına televizyon seyrediyor. Babası geldikten sonra çocuk aniden bayılıyor ve bu nöbetler bir süre bu şekilde devam ediyor. Çocuklar duygu ve düşüncelerini ifade edemezler, davranışları ile anlatırlar çoğu zaman. Evet onların da anlatım dili budur.

Bir başka örnek 4 yaşındaki bir kız çocuğu mutfaktaki annesinin yanına koşarak gidiyor ve annesine göğsünü göstererek, şuramda bir bunaltı var anne diyor. Anne ne olduğunu soruyor, çocuk ağlayarak televizyonu gösteriyor. Öyküyü biraz derinleştirdikten sonra sabah çocuklar için gösterilen çizgi filmlerin arasında gece kuşağında gösterilebilecek olan bir filmin reklamının yapıldığını anlıyoruz. Dolayısıyla sabahın yedisinde bile eğer özen gösterilmezse çocuklar şiddet ya da müstehcen içerikli filmlerle karşı karşıya gelebiliyor. Eğer bir şeyler yapılması isteniyorsa bu kısır döngünün bir yerinden kırılması gerekmekte. Bazen büyük kuruluşlara bazı şeyleri iletmek zor, toplumlara daha kolay. Ailelerin bu konularda eğitilmesi önemli ve gerekli. Hangi program olursa olsun aileler izledikleri programlarda seçici davranmalıdırlar.

Bizler zor tepki veren bireyleriz. Keşke beğenmediklerimize, hoşnut olmadığımız durumlara tepki verebilsek, çocuklara da bunu aktarabilsek. O zaman anlatım gücümüz belki daha da artar. Bazı medya kuruluşları şiddet içeren programlara geniş yer verme çabası içerisinde görünüyorlar. Bu neden kaynaklanıyor? İzleyicinin isteğinden mi, yoksa reyting dediğimiz meseleden mi kaynaklanıyor? Evet bu konuyla ilgili derinlemesine bir araştırma yapmanın gerekliliğine inanıyorum. İnternette çeşitli araştırmalar yapınca bu konu hakkında yapılmış kapsamlı ve bilimsel birkaç araştırmaya rastladım. Bunlardan başka iki araştırmanın da Amerikadaki televizyon program üreticileri tarafından gerçekleştirildiğini öğrendim. Bunlardan birini sizlerle paylaşmak isterim. Bu konuyla ilgili yapılan 1.çalışma 1960 yılında başlamış. Çalışma 8 yaşındaki iki gruba ayrılmış denek çocuklar üzerinde gerçekleştirilmiş. Birinci gruba şiddet eylemi ihtiva etmeyen programlar izlettirilirken, ikinci grup çocuğa şiddet içeren programlar izlettirilmiş. Bu araştırmalar 1971-1981 ve 1994 yıllarında devam etmiş ve şu sonuca varılmıştır. Her iki grup çocuk küçük yaşlarda herhangi bir şiddet eylemi göstermemiş.Ancak şiddet programları izleyen çocukların bir bölümü 19-20 yaşlarında şiddete başvurur davranış biçimleri göstermişlerdir.

Tabi ki tek bir çalışma örneğiyle tamamen şiddetin kaynağının televizyon olduğunu söyleyemeyiz. Çeşitli olumsuzlukların birleşmesiyle negatif davranış biçimi oluşmakta. Şiddet eylemine kaynaklık eden başka faktörleri elbette görmezden gelemeyiz. Fakirlikle boğuşan, yetersiz eğitim düzeni içinde mücadele eden, alkol ve uyuşturucu bağımlısı olan birçok çocuğumuz vardır şiddet ve saldırganlıkla sorunlarını çözmeye çalışan…

Evet sevgili ebeveynler çocuklarımız kadar önemli hiçbir varlığımız yok. Onları dünyaya geldikleri andan itibaren sevgi ve saygı ile büyütmeliyiz. Alacağımız mahsulün verimi artsın diye her türlü tohum çeşidini en iyi şekilde geliştirmeyi biliyoruz. Hassasiyetimizi en değerli varlığımız olan çocuklarımıza göstermek zorundayız. Ne izlediğimiz, ne dinlediğimiz, ne konuştuğumuz çok önemli. Bunun bilincinde olarak hayatımıza yön vermeliyiz.

Neslihan OFLAZ
Eğitek Yayın Denetleme Komisyon Üyesi

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Zorunlu eğitim 4+4+4 olmalı mı?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    KARİKATÜR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV

    SEÇME GALERİLER
    Dünyanın En Merak Edilen Soru Yanıtları 2012'de En Çok Aranacak Meslekler
    Şimdi Zeka Türünü Öğren Padişahların Görülmemiş Fotoğrafları
    2011 LYS-2 Fen Bilimleri Soru Cevapları 2011 LYS-3 Edebiyat-Coğ.1 Soru Cevapları
    2011-LYS-4 Sosyal Bil. Soru Cevaplar Çalışanlara 10 Adımda Terfi Önerileri!

    SEÇME GALERİLER
    2011-LYS-1 Matematik Soru-Cevapları 2011-LYS-1 Geometri Soru ve Cevapları
    2011-LYS-4 Sosyal Bil. Soru-Cevaplar 2011 LYS-5 İng. Alm-Frns. Soru-Cevap
    İyi Bir CV Nasıl Yazılır? İnternetin Sihirli 150 Adresi
    Gülmekten Kopartan Diyaloglar Bu 15 Bitkiyi Sofranızdan Eksik Etmeyin!

    SEÇME GALERİLER
    Şeklini Seç, Kişiliğini Analiz Et Geleceğin Gözde Meslekleri
    Yeni Üniversite Sistemi (YGS-LYS) Kağıttan Şaşırtan Şaheserler
    Beyni Geliştiren Besinler Tıp Fakülteleri YGS ve LYS Net Dağılımları
    En Çok Kazandıran Meslekler Çocuklar İçin En Tehlikeli 30 Yiyecek

    SEÇME GALERİLER
    Zekayı Dehaya Dönüştüren 7 Yöntem Sizin Fobiniz Hangisi? İşte Korkularımız!
    81 İlin En Meşhur Yemekleri Erkekleri Çıldırtan Kadın Davranışları
    Beyin Nasıl Geliştirilir? Hangi Organı Hangi Egzersiz Genç Tutar?
    İşte İnsan Beyninin Sırları? 9. Türkçe Olimpiyatları Şarkı Finali

    SEÇME VİDEOLAR
    Müthiş Bir Başarı Öyküsü Cep Telefonu Kanser Yapabilir
    Tıklama Rekorları Kıran Kız... ABD'li Öğrenciden Ah Şu Eller Türkü
    Dünya Sevgi Dili Türkçeyi Konuşuyor Arnavut Öğr. 'Kaldırımlar' Şiiri
    Türkçe Olmp. Şiir Finali Birincisi Türkçe Olimpiyatları Şiir Finali


    SEKTÖRÜNDE ÖNEMLİ FİRMALAR

    2011 LYS SORU VE CEVAPLARI
    2011 LYS-1 Matematik Soru-Cevap 2011 LYS-1 Geometri Soru ve Cevapları
    2011 LYS-2 Fen Bilimleri Soru-Cevap 2011 LYS-3 Edebiyat-Coğ1 Soru-Cevap
    2011 LYS-4 Sosyal Bilimler Soru-Cevap 2011 LYS-5 Yabancı Dil Soru-Cevap
    2011 Üniversitelerin Başarı Sıraları YGS-LYS Tercih Sunusu


    Eğitim Haberim Google+ (Google Plus) Sayfası Açıldı.


    Rehber Öğretmenlere Özel Google+ Sayfasına Katıl!